Dr. Muhammed Maşuk Haznawi
 




Aşağıdaki metin bütün şehitlerin şeyhi alim Dr. Muhammed Maşuk Haznawi’in 8/4/2005’de yaptığı tarihi konuşmasıdır. Bundan sadece 5 hafta sonra, 10/5/2005’te Suriye rejimi tarafından kaçırıldı. Bu büyük şehit bu gerçeklik ve adalet sözlerini dile getirdiği için ölünceye kadar barbarca işkencelere maruz bırakıldı ve parçaladıkları cesedi 1/6/2005’te ailesine teslim edildi. Allah ruhunu kutsasın ve yeri cennet olsun:

Bir allahaısmarladık konuşması mıydı?
Kendisinden me bahsediyordu?
Evet, katillerinin yüzüne peşinen tükürmüştü.

Bismillahirrahmanirrahim.
Değerli kardeşler
Değerli arkadaşlar
Cenazelere katılmadığımı herkes bilir ve bana yakın olanlar rahmetli babamın ölüm yıldönümüne bile katılmadığımı bilirler. Ben, ölümü yaşama dönüştüremediğimiz sürece, onu başkaları gibi kutlama gereği duymayanlardanım. Bu sebeple bugün burada aranızdayım: Ferhat’ın ilk ölüm yıldönümü için değil, ölümünün yasını tutmak için değil. Onun, halkının ve milletinin yaşamını kutlamak için buradayım. Bu adamın yaşamını kutlamak için aranızda olmaktan mutluluk duymaktayım. Ancak aynı zamanda da üzgünüm, çünkü yaşamlarının ilk yıldönümleri için ulusları tarafından hiç kutlama yapılmayan yirmiden fazla başka şehitlerimiz de vardır.

Ferhat hepimiz için değerlidir. Bunu babası, annesi, eşi ve kızınının duygularına en derin saygıyla söylüyorum. Evet bizim için değerlidir, fakat diğer yirmiden fazla şehidin Ferhat’la aynı seviyede olmadığını kim söyleyebilir?

Yıldönümleri geçerken neden hareketsiz, uykudaydınız? Sizi uyutan nedir? Neden benim, sizin gibi ölülere bile yaşam verilebileceğine inanmıyorsunuz? Kardeşlerim, haklar hayır olsun diye verilmez, fakat zorla elde edilirler.

Şehitlerin her damla kanının sizin haklarınızın bitkilerinin sulanması için bulunması gerekir ve biz bundan sonra şehitlerinizin unutulmasına izin vermemeliyiz. Şiiler, bin dört yüz yıl önce şehit düşmüş bir adamı, Hüseyin’i her yıl kutlarken yanlış yapmıyorlar; ulusu, Şiiler hala da kanını kutluyorlar, adam öldüğü için değil, fakat bir grubu, ulusu, Şiileri onun kanının gücüyle diriltmek istedikleri için.

Belki ben Ferhat’ın başına gelen şeyleri detaylarıyla anlamıyorum.

Ben de kamçılardan korkanlardan olup, onları hatırlamak istemiyorum. Fakat babası beni bu toplantıya davet ettiği için, Yaser ve Sumayah’ı neden hatırladığımı bilmiyorum. Yaser, şanlı havarilerden biri, işkencecileri Muhammed’e hakaret etmeyi kabul etmesi halinde her türlü rahat ve özgürlüğü vermeye söz verdiler, fakat o reddetti ve Sumayah da reddetti; Sumayah ayrıca Abu Cehil’in yüzüne de tükürdü. Öykü bana böyle anlatıldı. Ferhat’tan da kendi halkına hakaret etmesi istendi; yüzlerine tükürüp tükürmediğini bilmiyorum, fakat gerçek şu ki, birinin halkına hakaret etmesini isteyen herkesin yüzüne tükürmek gerek..

Bu toplantıda konuşma yapacak tek din adamı ben olduğum için sizi bazı bilgilerle sıkmama izin verin.

Ferhat, senin için bazı sözler yazdım, şair değilim, fakat acımı ve halkımın, ulusumun acısını senin vasıtanla hissedebiliyorum, Ferhat.

Bütün gençlerimiz sensin.
Bütün kadınlarımız ardından yas tutmaktadır.
Erkeklerimizin bütün kan damarları kanamaktadır.
Erkeklerimizin bütün kan damarları acı ve yaralarla patlamaktadır.

Fakat erkeklerimiz senin gibi ölmezlerse hiçbir şey olmaz; bir ulus bir adam tarafından diriltilir; kendini ölü gibi hisseden bir ulus kendisine ayağa kalkmasını söyleyen birine ihtiyaç duyar, bu sendin Ferhat, sen ölmedin.

Seni gözümün önünde canlandırmaya çalıştım, kimsin? Bir insanı tanımadan yıldönümüne gitmek makul mudur? Kimsin sen? Özelliklerini gözümde canlandırmaya çalıştım, fakat yapamadım. Özelliklerini muhayyele etmeye çalıştığım her sefer, kamçı altında ağlayışını duydum ve bedenini gözümün önünde canlandırmaya çalıştığım her sefer, nazik vücudundan geçen elektrik şoklarını işittim. Dinlemeye çalıştığımda, ağlamalarını duydum. Bilmiyorum, belki de seni azımsıyorum senin ağladığını söylerken, zira senin türün eğilmez ve ağlamaz, ancak infazcılarının karşısında dağlar gibi dikilirler.

Ancak, söylememe izin ver, Ferhat ve bu ulusun bütün şehitleri, biz hepimiz de kanınızın dökülmesine katkıda bulunduk, çünkü uzun bir süre uykudaydık ve sizi teslim ettik ve hepimiz sana ve yoldaşlarına karşı görevlerimizi yerine getirmedik; sizin için soruşutrmalar yapmadık, infazcılarınızı takip etmedik ve yargılanmalarını talep etmedik. Tutukluları cezaevinden salma emri vermek kolaydır, fakat Ferhat’ı ve diğer yirmiden fazla şehidimizi geri getirecek bir emir vermek mümkün değildir; fakat siz ve sadece siz yaşamakta ısrar edebilir ve güçlü durarak insan olarak haklarınızı isteyebilirsiniz.

Subay askere, Kimsiniz? diye sorduğu zaman, köpeğiz, demek zorundaydı. Fakat o bunun yerine, insanız, dedi. İşte bu yüzden ona asker botuyla vurdu.

Sizin emirleriniz bütün bunları yaşama geri döndürebilir, eğer insan olmak istiyorsanız, siz Ferhat’ın insanları.

Allah’ın zaferinin yakın olduğunu biliyorum, fakat hepimiz ölü olmadan önce, en zayıf insanımızın mezarının başında durup, onlarla beraber kendimizi diriltmek üzere şehitlerimizi diriltmek için buradayız, diyeceğini umuyoruz. Ferhat, annenin izniyle şunu diyeceğim: Azrail’den Ferhat yerine başka insanları vermeyi seçme hakkım olsaydı, belki de senin yerine halkının yarsı giderdi, çünkü zaten ölüler ve ölülere çağrı yapmanın yararı yok.

Bugün, öldürdüklerinizin tümünü diriltmeye, imha ettiklerinizi tekrar inşa etemeye ve bozduklarınızı düzeltmeye niyetimiz olduğunu söylüyorum. Ferhat ve onun gibiler gelecek şeylerin tohumları olacaklar ve her tohum kendisi gibi yüzlercesini getirecek olup, Allah istediği sürece, herkesi çoğaltır. Kadınlarımız Ferhat gibi binlercesini doğuracak ve günah işleyenler kasırga biçtiklerini göreceklerdir.



 



   
      سيرة حياة
      الاختطاف والاعتقال
      الاسيشهاد
      الذكرى السنوية الأولى
      الذكرى السنوية الثانية
      الذكرى




أعلى الصفحة
جميع الحقوق محفوظة لموقع الخزنوي